İHTİŞAMIN EN FRANSIZ HALİ: AİX EN PROVENCE

Paylaşmak güzeldir!

Sosyal Medyada Paylaş!

Seyahatimizi günübirlik olacak şekilde Fransız rivierasının son durağı Marsilya’dan, Provence bölgesine doğru planladık. Sabah keyifli kahvaltımız sonrası oldukça yakın sayılan tren istasyonu Gare de Marseille Saint Charles’a doğru keyifli bir yürüyüş gerçekleştirdik. Yürüyüş yolumuz üzerinde eski şehre giriş kapısı olan tarihi zafer takı Porte d’Aix e bir merhaba daha diyerek fotoğrafladıktan sonra Fransız insanının hiç de bize benzemeyen rahatlığı ile pazar sakinliğini biraz kıskandık. 😊

Bu arada yazıya devam etmeden önce Provence hakkında temel bilgileri okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Aix En Provence biletlerimizi gar içinde bulunan kiosklardan tüm çabalarımıza rağmen alamamanın üzüntüsü ile doğruca bilet satış gişelerine yöneldik. ☹ Neyse ki sadece biz beceriksiz değilmişiz, uzunca telaşsız bir sıra eşliğinde 40 dakika bekleyerek ve gitmeyi planladığımız seferden bir sonrakine ancak yetişebilerek seyahat biletlerimizi SNCF trenlerinden aldık. Gidiş dönüş kişi başı 16.60 Euro, toplamda yaklaşık 33 Euro vererek normal bir acente turu ile kişi başı ancak en az 40-50 Euro vererek görebileceğiniz bir şehri oldukça ekonomik bir şekilde görebilmenin mutluluğu ile trenimizin hareket edeceği perona ilerledik. Gayet yeni, konforlu ve hızlı trenimiz ile bilet üzerinde yazan tam süre olan 52 dakikada Aix En Provence istasyonuna vardık. Tabi yol üstü manzaralar ve şahane mimariye sahip Fransız evleri yine kendine hayran bıraktı.

Gayet sade bir istasyondan, gayet ihtişamlı bir şehre geldiğimizi fark etmemiz kapıdan çıkar çıkmaz bizi karşılayan tarihi binalar, temiz sokaklar ve tarzları ile kendini fark ettiren modern ve şık insanlarıyla kısa sürede hissedildi.

Aix En Provence, Fransız burjuvazisinin çok net gözlemlenebildiği tarihi bir şehir. Taş döşeli sokakları, geniş meydanı, heykelleri, havuzlu sokak parkları, peyzajı ve birbirinden tarihi bina ve kiliseleri ile kesinlikle farklı bir ruha sahip. Sanki biraz Fransa’ya Fransız kalmışlar gibi Pazar günü olmasına karşın yine de oldukça hareketli ve zengin bir şehir izlenimi verdiğini belirtmeliyim. Ayrıca Fransa’nın en pahalı evlerinden bazılarının da bu şehirde olması bir tesadüf olmasa gerek. Şehrin açık plana sahip lüks mağazaların bulunduğu bir alış veriş merkezine de sahip olması, aslında iç ve dış turizm için ne kadar tercih edildiğini de kanıtlıyor. Aix En Provence daha çok üniversite eğitimi, turizm, şarap, lavanta ve Fransız mutfağı yanında şık ve keyifli kafeleri ayrıca gece hayatı ile de ziyaretçi akınına uğruyor. Sıcak akdeniz insanı hayat tarzı yanında nüfusun ciddi bir kısmının öğrenci ağırlıklı da olması şehre kesinlikle bir dinamizm katıyor. 

Şehrin tarihi M.Ö 4.yy’a Kelt ve Ligur kavimlerine kadar uzansa da asıl kaynaklar bölgenin Roma dönemine ait bir şehir olduğunu kanıtlıyor. Aix En Provence tarihi dokusunu çok iyi korumuş bir şehir. Kentin ana caddesi olan Cours Mirabeau, Aix En Provence’ı ikiye bölüyor. Kuzeyinde, 1500’lü yıllardan kalma binaların bulunduğu kıvrımlı sokaklar, güneyinde ise 17-18 ve 19. yüzyıllardan kalma “hotel particulier” denen malikânelerin bulunduğu Mazarin Mahallesi yer alıyor. Şehir tipik Avrupa şehirleri gibi derli toplu ve yürüyerek kısa zaman içinde keyifle gezilebiliyor.

Mistik İlahiler, Tarih ve Lavanta Kokularıyla Bezenmiş Bir Şehir…

Sevgili eşim Fadime ile birlikte genellikle olduğu gibi spontane bir gezi rotası planladık. Zaten kısa zaman içinde biraz dolaşarak şehirde yer alan önemli, tarihi ve turistik noktaları keşfediyorsunuz. Aix-En-Provence turumuza, meydan ile aynı adı taşıyan meşhur La Rotonde Çeşmesi ile başladık. Sonrasında şehrin en ihtişamlı caddesi olan Cours Mirabeau üzerinde 53 numarada yer alan, Paul Cézanne, Emile Zola ve Ernest Hemingway gibi isimlerin de zamanında gittiği, 1792 yılında açılmış olan ünlü Les Deux Garçons binasının önünden geçerek ilerledik. Birbirinden güzel aktif hayatın da devam ettiği malikâneleri ile Albertas Meydanı ve Richelme Meydanı çevresi mutlaka görmeniz ve hissetmeniz gereken bölgeler. Yine şehrin belediye binası ve saat kulesinin bulunduğu Place des Cardeurs şehrin nabzını tutacağınız en önemli meydan olarak dikkat çekiyor. Saat kulesinin az ilerisinde ise mistik ilahileri ve buhur kokusu ile Aix katedrali sizi karşılayacak. Katedral içinde yer alan oldukça büyük kilise orgu ise görmeye değer, ayrıca katedral içinde mezar odaları da bulunuyor.

Aix En Provence’de sözde ermeni soykırımı ile ilgili bir de anıt bulunuyor. Üzerinde yer alan yazıyı okuyunca aslında bizlere olan ön yargılı bakış açısının hatalı kaynaklarını da üzülerek fark ediyorsunuz.

Place des Cardeurs Meydanı çevresinde birbirinden güzel ve şirin kafeler yer alıyor. Şubat ayının parçalı bulutlu iklimine karşın, deniz etkisinden içerde hafif yayla havasının hissedildiği şehir bizi biraz üşütmüş olacak ki kendimizi hemen butik kafelerden birine attık ve sıcak kahvelerimize eşlik eden lezzetli kruvasanlarımızı afiyetle yedik. Aix En Provence şehrini; Marsilya’ya hem yakın, hem de farklı bir kültür ve ruha sahip olması sebebiyle ziyaret ettik. İyi ki de öyle yapmışız. Fransa’nın çok kültürlü, farklı ekonomik sosyal şartlarını bu sayede gözlemlemiş bulunduk. Tam 3 saat içinde olabildiğince gezip, bir nebze de olsun havasını aldığımız şehirden yine keyifli fotoğraflar çekerek ayrıldık. Aix En Provence bize iyi bir planlama ile yakın şehirleri de gezi rotasına az zamanınız da olsa dâhil etme cömertliğinde bulunan bir şehirdi. Biz oldukça beğendik ve sevdik. Keşke oldukça pahalı konaklama şartlarına karşın bir gece de kalabilseydik. Bir başka sefere… Ve kendimizi 3 saat sonunda rotamız tekrar Marsilya olacak şekilde dönüş yolunda bulduk.

Bu bina L’Hotel de Ville, yani belediye binası. Fransa’da belediye binalarına “şehir evi” anlamına gelen “hotel de ville” ya da “miare” deniyor. Arka planda da saat kulesini görebilirsiniz.

AIX-EN-PROVENCE’A NASIL GİDİLİR? NEREDE KALINIR?

Aix-En-Provence’a Türkiye’den direkt uçuş bulunmamaktadır. Aktarmalı uçuşlarla Marsilya ya da Nice üzerinden otobüs ya da trenle şehre ulaşabilirsiniz.

Aix-en-Provence, Güney Fransa’da Marsilya’nın 30 kilometre kuzeyinde yer alan bir şehirdir. Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinin, Bouches-du-Rhône bölümünde konumlanmıştır.

En güzeli arabayla gitmek ama eğer siz araba kiralamayacaksanız, farklı seçenekler var. Marsilya Havalimanı’ndan Aix-En-Provence’a direkt servisler kalkıyor. Eğer Marsilya’dan gelecekseniz, St. Charles Tren Garı’ndan TGV trenleriyle ya da yine gardan kalkan otobüslerle de Aix-En-Provence’a ulaşabilirsiniz.

Marsilya – Provence Google Maps

Biz Provence’i günübirlik olarak keşfetmeyi tercih ettik ancak siz konaklamak isterseniz aşağıdaki linkten konaklama alternatiflerine göz atabilirsiniz.

https://www.booking.com/accommodation/city/fr/aix-en-provence.tr.html

AIX EN PROVENCE MUTFAĞI


Dünyanın en zengin mutfaklarından biri olan Fransız mutfağı, sıradışı yemek alışkanlıklarıyla de ünlüdür. Fransızlar ‘escargot’denilen salyangozu, at eti ve kurbağa bacağı yerler. Ancak bu sadece bunları bulabileceğiniz anlamına gelmemektedir. Fransız mutfağının şüphesiz en meşhur detayları muhteşem şarapları ve peynirleridir. Farklı bölgelerde farklı süt ürünleri ve üzümlerle yapılan peynir ve şarapların hepsi başlı başına bir lezzettir.

Fransız mutfağında her şaraba eşlik etmesi uygun olan bir peynir türü vardır. Rokfor, Brie ve Camembert en meşhur Fransız peynirleridir. En meşhur şaraplar ise Bordo bölgesinde yetişen üzümlerden üretilir. Fransa’nın Champagne bölgesinin üzümleri ile üretilen şampanya adını o bölgeden almaktadır. Uluslararası olarak tescil edilmiş olan şampanya sadece o bölgenin üzümlerinden üretilebilmektedir. Michelin yıldızı uygulaması, Fransız bir şirket olan Michelin’in ürettiği bir proje olarak ilk önce Fransız mutfağına yönelik derecelendirmeler ile başlatılmıştır. Yemekler ordövr ile başlar, ana yemeğin ardından ise peynir ya da tatlı menüsü gelir. En popüler Fransız ordövrleri somonterin ile kazciğeri olarak bilinen ‘Foie Gras’tır. Kahvaltılarda da tercih edilen ‘CroqueMonsieur’ aynı zamanda bir ordövrdür. Patates kızartması ve biftek ile ‘Pot auFeu’ denilen ve havuç, soğan ve kereviz sapı ile birlikte haşlanmış dana etinden oluşan yemek en popüler ana yemeklerdir. Fransız mutfağının tatlıları da peynirleri kadar meşhurdur. Milföy pastası, ekler, parfe, sufle, krem brule, makaron, krep ve çikolatalı mus dünyaca meşhur Fransız tatlılarının yalnızca birkaçıdır.

Paylaşmak güzeldir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir